EFECAN'ın ablası BUSE

Daha ''L'' harfini bilmediğin için bana ya Aba diyorsun ya da birşey diyemiyorsun. Doğduğundan bu yana, mutluyum yani. Keşke hayatıma dahada erken girseydin, hatta ikimizin bile olsaydın. Olsun. Aynı yoldan geçtik senle, aynı sudan içtik. Birlikte ağladık, Birlikte eğlendik. Seni üzeni üzdüm elbet, hayatım benim senide üzdüm çoğu zamanlar. Az dövmedik birbirimizi.
ANNESİNDEN İREMNUR'a mektup var

Canım Kızım, Beyaz Gül'üm
Bir gün bu yazdıklarımı okuyup anlayacağın günlerde gelecek biliyorum artık ve buna inanıyorum. Çünkü sana inanıp destek verildiğinde birçok şeyi başarabildiğini hatta normal olduğuna inandığımız çocuklardan daha çok çabaladığını görüyorum. Otizm senin seçimin değildi, bizim de hayallerimizde yoktu ama neylersin Yüce yaradan böyle buyurdu, bizde ondan gelene amenna deyip kolları sıvadık senin için...
YİĞİT'in annesi AYSUN hanımdan ANKA'ya mektup var

Oğlum YİĞİT henüz 1.5 yaşındayken bir psikiatrist bana ‘dünyanın en kötü şeyi otistik bir çocuk sahibi olmaktır’ demişti.
Aradan zaman geçti...



